|
|
|
|
Amerika Yerlilerinin Özdeyişleri
Yanlışı gören ve önlemek için elini uzatmayan insan, yanlışı yapan kadar suçludur. Atasözü, Omaha Kabilesi
Kızılderilinin sahip olduğu topraklarda hiçbir şey beyaz adamı memnun etmedi ve hiçbir şey onun değiştirici elinden kurtulamadı. Nerede kesilip indirilmemiş orman varsa, nerede hayvanlar kuytu köşelerinde dinlenebiliyorsa, nerede yeryüzü dört ayaklılardan mahrum değilse, soluk benizliler oraya “ehlileştirilmemiş yabani arazi” dedi. Halbuki bize göre yabani, vahşi yer yoktur. Tabiat tehlikeli değil, misafirperverdir; korkutucu değil, arkadaşçadır. Bizim felsefemiz korkudan ve önyargıdan uzak, sağlıklı bir düşünce sistemidir. Bu noktada beyaz adam ve Kızılderili inançları arasında önemli bir fark buluyorum. Kızılderili inancı, etrafını çevreleyen her şeyle insanın ahengini gözetir; beyazlar ise çevreye tahakkümü esas almıştır. Kızılderililer aradıkları her şeyi, paylaşma ve sevgide buldu; ama beyazlar aradıklarını korkarak savaşmada buldu. Biri için dünya güzellik doluydu. Diğeri için öteki dünyaya gidene kadar tahammül edilmesi gereken günah ve çirkinlik dolu bir yerdi; o daima Yaratıcı’ya yarattığı dünyayı değiştirmesi için dua eder, kötüleri cezalandırmasını, dünyaya ışık göndermesini diler. Bu adam bizi anlayamayacaktır. Bizim yaşlılarımız bilir ki insan tabiattan uzaklaştıkça kalbi sertleşir. Yaşayan varlıklara saygı duymazsanız onlar da kısa bir süre sonra insanoğlunu hesaba katmaz olacaklardır. Bu sebeple biz çocuklarımızı tabiatın yumuşak eline yatkın yetiştiririz. Ayakta Duran Ayı, Siyu Kabilesi
Biz hepimiz yoksuluz, çünkü şerefliyiz. Kırmızı Köpek, Siyu Kabilesi
İlk öğretmenimiz kendi kalbimizdir. Atasözü, (Cheyenne) Çeyen Kabilesi
İlkbaharda usul usul yürü; Toprak Ana hamiledir. Atasözü, Klowa Kabilesi
Ezelde, yalnızca Yaratıcı vardı. Biz ona Tirawa deriz. Onunla beraber sonsuz bir uzay vardı. Başlangıcı ve sonu olmayan, zamansız, şekilsiz, hayatsız bir boşluk... Her şey, başlangıç, son, zaman, şekil ve hayat Taiowa’nın ölçülemez hafızasındaydı. Neden sonra o sonsuzluk ve sınırsızlık, sonlu ve sınırlı olanı yarattı. Yaşlı Kurt, Hopi Kabilesi
Yaradılış devam etmektedir. Atasözü, Siyu Kabilesi
Zamanın başlangıcında bilgi ve hikmet hayvanlarla beraberdi. Yaratıcı Tirowa insanlarla doğrudan doğruya konuşmadı. Kendisinin elçileri olarak hayvanları gönderdi. İnsanoğlu hayvanlardan ve sonra yıldızlardan ve güneşten ve aydan, tabiattaki her şeyden Tirawa’nın varlığını öğrenmeye başladı. Her şey O’nu anlatıyordu. Letakots Lesa, Pawnee Kabilesi
Aşkı tanıdığında, Yaratıcı’yı da tanırsın! Atasözü, Fox Kabilesi
Kızılderili ibadet etmeyi sever. Doğumdan ölüme kadar etrafını saran varlıklara hürmetle bakar. Kucağında doğduğu Tabiat Ana’nın zenginliğinin farkındadır, hiçbir köşe ona kıymetsiz görünmez. Yaratıcı, -biz ona Wakan Tanka deriz-, ceza verici bir Yaratıcı değildir. Onunla aramızda hiçbir engel yoktur. Onunla her birimiz karşı karşıyayızdır, bizi duyar, onun bağışlaması gökten dökülen yağmur gibi üzerimize iner. Wakan tanka bizden uzak, ayrı ve daima kötülükleri gözleyen bir Yaratıcı değildir. Hayvanları, kuşları, insanları cezalandırmaz. İyilik kuvvetinin üzerine kötülük kuvvetinin hakim olacağına dair bir korkumuz yoktur; en üstün olan ve hükmünü yürüten kuvvet, iyiliktir. Ayakta Duran Ayı, Siyu Kabilesi
Bütün güçler Büyük Yaratıcı Wakan Tanka’dan gelir. Şaman’ın hikmeti, tedavi edici gücü, sihir kabiliyeti ondan gelir. İnsan bütün tedavi edici bitkilerin Wakan Tanka tarafından verildiğini ve her birini kutsal olduğunu bilir. Maza Blaska, Siyu Kabilesi
Kullanılmayan bilgi suistimal edilmiş demektir. Atasözü Creek Kabilesi
Dünyadaki her şeyin bir nedeni vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır. Bu Kızılderilinin varlık teorisidir. Yaşlı Güvercin, Salish Kabilesi
İyi ilaç tedavi eder. Fkat tedavinin önemli bir kısmı inançtır. Eğer hiçbir şeye inanmıyorsanız, eğer bütün kalbinizle inanmıyorsanız tedavi olmanız çok zordur. Agnes Cypress, Semiole Kabilesi
Nimet de, külfet de Büyük Ruh’un elindedir. Bazen O’nun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır. Atasözü, Siyu Kabilesi
On yaşımdayken, bir gün toprağa baktım; ırmaklara, gökyüzüne, etrafımdaki hayvanlara baktım. Bütün bunları yapan büyük bir gücü kavrayamadım. Bu gücü anlamak için can atıyordum. Ağaçlara, çalılara sordum, bana bakıyormuş gibi görünen çiçeklere sordum: “Sizi kim yaptı?” Yosun kaplı taşlara baktım, bazılarının şekli insana benziyordu, onlara sordum. Hiçbiri bana cevap vermedi. Sonra bir rüya gördüm. Rüyamda o küçük yuvarlak taşlardan biri yanıma geldi ve her şeyi yapanın Wakan Tanka olduğunu bildirdi. O Yaratıcı’ya saygı göstermek için, O’nun eseri olan tabiata saygı göstermem gerekir. Tatanka Ohitika, Siyu Kabilesi
Biz Wakan Tanka ile konuşuruz, eminiz ki o bizi duyuyor. Açıklamak zor, ama inancımız böyle. Bizim inancımıza göre insan öldükten sonra ruhu yerde veya gökte bir yerdedir. Nasıl, nerede tam açıklayamayız, yalnız kesinlikle biliyoruz ki onun ruhu yaşamaya devam eder. Eğer ruhlar insanlarla konuşabilselerdi, onlar bu dünyadaki arkadaşlarına öldükten sonra kendilerini gösterirlerdi; fakat onlar asla bizimle konuşmaya gelmez. Yalnızca, belki rüyalarımızda konuşur, görüşürüz onlarla. Wakan Tanka ile de öyle. O her yerdedir. Ölen arkadaşlarımızın ruhları gibi onun da sesini duyamayız ama o her yerdedir. Mato Kuwapi, Siyu Kabilesi
İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez. Atasözü, Crow Kabilesi
Dostum! Bu mabette sizin çevredeki beyaz adamlara da vaaz verdiğinizi duyduk. Onlar bizim komşularımızdır. Onları tanıyoruz. Bir süre bekleyip sizin vaaz ve duanızın onların üzerinde bir etki gösterip göstermediğini anlayacağız. Eğer onları şimdikinden daha iyi, daha şerefli ve bizi kandırmaktan biraz daha vazgeçmiş olarak bulursak Hıristiyan olmamız konusundaki teklifinizi bir kere daha düşünebiliriz. Sogoyewatha, Seneca Kabilesi (Hıristiyan misyonerlere hitabından)
Sadece gerçekleşmesini arzu ettiğim şeyleri istemek için dua etmem, çünkü insan kendisi için en iyinin hangisi olduğunu bildiğini iddia edemez. En iyinin hangisi olduğunu bilen sadece Wakan Tanka’dır, onun arzularına daima boyun eğerim. Bu kolay değildir, bazıları bunu imkansız bulur. Fakat ben duanın gücünü gördüm. Bu yüzden daima Yaratıcı’nın bana, doğru yolu, kendi yolunu izleyebilmeme yarayacak hikmet bahşetmesi için dua ederim. Şaşkın Karga, Siyu Kabilesi
Aramızda bazı adamlar var; tıpkı beyazlar gibi, doğru yolu bilir görünür, ama karşılık almadan kimseye göstermeye razı olmaz. Onların yoluna inanmıyorum. İnanıyorum ki, her adam doğru yolu kendisi bulur. Kara Şahin, Sauk Kabilesi
Önce nasıl konuşulacağını öğren, sonra nasıl öğretileceğini öğren. Atasözü, Nez Perce Kabilesi
Biz kilise istemiyoruz. Bize Tanrı üzerine tartışma etmeyi öğretecekler. Tıpkı Katolikler ve Protestanlar gibi... Biz bunu öğrenmek istemiyoruz. Bazen birbirimizle dünya meseleleri üzerine kavga eder, çekişebiliriz. Fakat asla Tanrı üzerine tartışma yapmayız. Biz bunu öğrenmek istemiyoruz. Hinmaton Yalatkit, Nez Perce Kabilesi
Bana göre Büyük Ruh kime, nereyi yurt olarak verdiyse onlar orada kalmaktan memnun olmalılar, verdiği yurttan dolayı Yaratıcı’ya şükretmeliler; başka halkları da Büyük Ruh’un onlara verdiği topraklardan sürüp çıkarmak için uğraşmalılar. Beyazlarla olan ilişkilerimizden öğrendiğime göre, onların dininin mühim bir ilkesi “Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, başkalarına da öyle davran” diyor. Sınırlarımızda gezinen yahut toprağımızda yerleşen beyazların yapıp ettiklerine bakarsak, asla böyle düşünmedikleri anlaşılıyor. Fikrim şudur ki, neyin doğru , neyin yanlış olduğunu karara bağlamak hakkımızı kullanacağız ve doğru olduğuna inandığımız yolda devam edeceğiz. Eğer Büyük Ruh bizim aynen beyazlar gibi inanmamızı istiyorsa düşüncelerimizi değiştirmek O’nun için pek kolaydır; eğer O isterse beyazlar gibi görür, düşünür, davranırız. Yaratıcı’nın gücü ile hiçbir şeyi mukayese edemeyiz, O’nun gücünü hissediyor, biliyoruz. Kara Şahin, Sauk Kabilesi
Çocukken annem bana halkımızın efsanelerini öğretti. Güneşin, göğün, ayın, yıldızların, bulutların, fırtınaların hikayelerini öğretti. Bana Büyük Ruh’un önünde diz çöküp dua etmeyi, ondan sağlık, akıl ve şefkat dilemeyi öğretti. Fakat biz başka insanlara asla beddua etmeyiz. Eğer biri ile görülecek hesabımız varsa, onu Büyük Ruh’a havale etmeden kendimiz görürüz. Bize Büyük Ruh’un insanlar arasındaki ufak tefek çekişmelere aldırış etmeyeceği öğretildi. Goyathlay, (Apache) Apaçi Kabilesi
Zevklerimiz sığdır, dertlerimiz ise derin... Atasözü, (Cheyenne) Çeyen Kabilesi
Tabiatın bahçelerinde, küçük bir çocuk hayreti ile gezinirken, kuşların şakımasında, suların çağıldamasında, çiçeklerin tatlı kokusunda Büyük Ruh’un fısıltılarını duyarım. Siz buna putperestlik mi diyorsunuz? Zitkala Sa, Siyu Kabilesi
Yaşlı, çok yaşlı bir insanımız demişti ki; “Dünya yüzündeki her adımınız ibadet olmalıdır. Saf ve iyi ruhun kuvveti her insanın kalbindedir ve kutsal bir yolda yürürken tohum saçılmış gibi büyüyüp gelişecektir. Ve eğer her adımınız ibadet olursa, daima kutsal yolda yürüyorsunuz demektir”. Beyaz Surat, Siyu Kabilesi
Diyorsunuz ki, Büyük Ruh’un emirlerini iletmek, ona nasıl ibadet edeceğimizi bildirmek için gönderildiniz. Ve eğer beyaz adamın öğrettiği dini kabul etmezsek öteki dünyada bedbaht olacağız. Diyorsunuz ki, siz doğru yoldasınız, biz kaybolmuş insanlarız. Bu dediğinizin doğru olduğunu nasıl bileceğiz? Sizin dininizin bir kitaba yazılı olduğunu anladık. Eğer o kitap sizin için yazıldığı gibi bizim için de yazılmışsa Büyük Ruh onu niçin bize vermedi? Üstelik bize vermediği gibi atalarımıza da verip doğru olarak anlamalarını sağlamadı. O kitap hakkında bütün bildiğimiz sizin sözleriniz. Beyaz halk tarafından sık sık kandırılmaya alışmışken sizin sözlerinize nasıl inanacağız? Diyorsunuz ki, Büyük Ruh’a ibadet etmenin tek bir yolu vardır. Madem bir tek din var da, beyazlar niçin bu kadar farklı inançlara sahip? Hepiniz aynı kitabı okuyorsunuz da niçin aynı şeyleri düşünmüyorsunuz? Kardeşim, biz bu işleri anlamıyoruz. Dediniz ki, dininiz ecdadınız tarafından, babadan oğla geçerek size intikal etti. Bizim dinimiz de atalarımız tarafından, babadan oğla geçe geçe bize kadar geldi. Biz bildiğimiz usulde ibadet yaparız. Dinimiz bize verilmiş her şey için şükretmeyi öğretir. Biz din hakkında asla kavga etmeyiz. Sogoyewatha, Seneca Kabilesi (Hıristiyan misyonerlere hitabından)
Gölgeli yol çamur üretir. Atasözü, Hopi Kabilesi
Diyorsunuz ki,cennete gidebilmek için vaftiz olmak şarttır. Eğer bir insan ömrü boyunca çok iyi bir insan olarak yaşar, asla Tanrı’ya karşı gelmez ve vaftiz olmadan ölürse cehenneme mi gedecek? Eğer öyleyse, onların kimini ateşte yaktığına göre Tanrı bütün iyi insanları sevmiyor demektir. (12 yaşında bir çocuk tarafından Hıristiyan misyonerlere söylenmiştir, 1630, kabilesi bilinmiyor)
Eğer bu dünyada doğru işler yapmazsam, ruhumdan sorumlu olan tek kişi benim. Kabahatli olan benim; Büyük Ruh değil, mabet değil, dağ değil, güneş değil, sadece benim. Kızılderili dininde öğretilen budur. Alex Saluskin, Yakıma Kabilesi
Tanrı’dan korkmayan insan kuvvetli değildir. Atasözü, Seneca Kabilesi
Size nasıl inanıp güveneceğiz? Kendiniz söylüyorsunuz, peygamberinizi öldürüp bir de haça çivilemişsiniz. Tecumseh, Shawnee Kabilesi
“Baba, Oğul, Ruh’ül Kudüs” deyip istavroz çıkarıyorsunuz. Bu da nereden çıktı? Beyaz adam gelmeden önce böyle bir şey görmemiştik. Bizin inancımızda, Baba, Oğul, Ruh’ül Kudüs yoktur. Bizim Yaratıcımız vardır. Değişik isimler verebiliriz ona, ama yalnızca bir tane Yaratıcı vardır. Üç tane değil! Yalnızca bir tane! (Adı bilinmeyen yaşlı bir kadın) Hoh Kabilesi
Bütün dinler Tanrı’ya dönüş yolunda bastığımız taşlardır. Atasözü, Pawnee Kabilesi
Cevap vermemek aslında başlı başına bir cevaptır. Atasözü, Hopi Kabilesi
Bizim için sessizlik mana yüklüdür, konuşmadan önce sessizlik zamanı ayırmak, düşüncenin konuşmadan önce geldiğine olan inancının tezahürü olarak saygı ve nezaket gereğidir. Kederin, hastalığın, ölümün ortasında, ya da herhangi bir talihsizlikte ve büyüklerin yanında sessizlik, saygı göstermenin işaretidir. Sessizlik kelimelerden daha güçlüdür. Kızılderilinin iyi davranış ilkesi olarak benimsediği bu kesin âdet hiç şüphe yok , beyaz adam tarafından yanlış yorumlandı. Onu aptal, dilsiz, garip, duygusuz olmakla itham ettiler. Halbuki o insanların en hassası idi, ama derin ve samimi duyguları kontrol altına alınmıştı. Kızılderili için sessizlik, Disraeli’nin “Sessizlik gerçeğin anasıdır” sözündeki manaya benzer. Her an konuşmaya hazır olan ciddiye alınmaz, ama sessiz insana daima güvenilmiştir. Ayakta Duran Ayı, Siyu Kabilesi
Eğer sorarsanız: “Sessizlik nedir?” Cevap veririz: “O Büyük Ruh’un sesidir.” Yine sorarsanız: “Sessizliğin meyveleri nelerdir?” Cevap veririz: “Kendini kontrol” “Gerçek cesaret demek olan metanet” “Sabır, vekar ve saygı”. Ohiyesa, Siyu Kabilesi
Yaşlılar konuşmaya başladığı zaman sessiz ol ve dinle! Atasözü, Mohewk Kabilesi
Yaşlı olduğumuzdan ötürü hatırlama yeteneğimizi kaybettiğimiz düşünülebilir. Sizler gibi bütün kayıtların yazıya emanet edildiği bir koruma sanatımız da yok! Bununla beraber, bizim babadan oğla nakil usullerimiz vardır ki her şeyi kaydetmiştir. Onların hatırlanması inançla sağlanır. Bizden sonraki nesiller geçmiş olaylardan haberdar olacaklardır, onlar dünya durdukça unutulmayacaktır. Kanickhungo, (Kabilesi bilinmiyor)
Sessizlik bir çeşit duadır. Atasözü, (Apache) Apaçi Kabilesi
Yeryüzünün sonuna gittim, Suların sonuna gittim, Gökyüzünün sonuna gittim, Dağların sonuna gittim, Arkadaşım olmayan bir şey bulamadım. Şarkı, Navajo Kabilesi
Dosdoğru konuşun! Kelimeleriniz güneşin ışığı gibi doğruca kalplerimize girsin. Cochise, Chiricahua Kabilesi
Gerçek bir misafirperverliğin olduğu yerde çok söze ihtiyaç yoktur. Atasözü, Arapho Kabilesi
Dedikodu şeytan ile dama oynamak gibidir; bazen kazanırsınız, fakat çoğu kere kendi oyununuzda tuzağa düşersiniz. Atasözü, Hopi Kabilesi
Beyazların dili ne kadar esnek olmalı ki, doğru yaptıkları yanlış, yanlış yaptıkları da doğru gibi görünebiliyor. Kara Şahin, Sauk Kabilesi
Dinleyin! Yoksa diliniz sizi sağır edecek! Atasözü, (Cherokee) Çeroki Kabilesi
Soru sormayın, Gözleyin, dinleyin, bekleyin. Cevap size kendiliğinden gelecektir. Larry Bird, Pueblo Kabilesi
Beyaz adama bir iyilik yaptığınızda aklıyla beğenip diliyle tasdik eder. Kızılderili’ye iyilik yaptığınızda onu kalbinde hisseder, kalbin de dili yoktur. Atasözü, Shoshone Kabilesi
Gençlikte dilinizi tutun da dinleyin. Böylece yaşlılıkta halkınıza hizmet için olgun düşüncelere sahip olabilirsiniz. Wabashaw, Siyu Kabilesi
“Ben cahil bir adamım” diye başlar eskilerimiz söze. “Ben zavallı bir adamım. Şurada oturanlar kadar bilgim yoktur, ama yine de, önemsiz olsa bile düşüncelerimizi söylemek isterim” diye devam ederler. Sonra da mantık ve hikmet dolu sözlerle sizi yere vururlar. Allen Quetone, Kiowa Kabilesi
Soruyu yüreğinden sor, cevap de yürekten gelecektir. Atasözü, Omaha Kabilesi
Sizler akıllık adamlar olduğunuza göre, farklı milletlerin farklı fikirleri olduğunu biliyorsunuzdur. Öyleyse eğitim sisteminiz üzerine görüşlerimiz sizinkilerle aynı olmadığı için bize gücenmeyeceksiniz. Bu konuda tecrübemiz var. Birçok gencimiz sizin üniversitelerinize okumaya gitti. Sizin bilim alanlarınızda tahsil gördü. Fakat geri geldiklerinde orman hayatına aldırış etmez bir halleri vardı. Ne hızlı koşabiliyorlardı, ne soğuğa ya da açlığa tahammül gösterebiliyorlardı. Ne kulübe kurmayı biliyorlardı, ne geyik avlamayı, ne de düşmana karşı durmayı. Dilimizi bile doğru konuşamaz olmuşlardı. Ne iyi bir avcı, ne iyi bir savaşçı, ne de iyi bir idareci olabilmişlerdi. İyi oldukları hiçbir konu yoktu. Biz sizin nazik teklifinizi kabul etmiyoruz ancak, minnettarlığımızı göstermek üzere, eğer Virjinya’nın beyefendileri bize oğullarından bir düzine gönderirlerse, onların eğitimiyle en iyi biçimde meşgul olup bildiğimiz her şeyi onlara öğreterek onların adam olmalarını sağlayacağız. Canassatego, Onondaga Kabilesi (Lancaster Anlaşması, 1744) (Mi Taku Oyasin, Kızılderili Hikmetleri, Ayşe Göktürk Tunceroğlu, Alfa yayınları) |